Genel Mülakat

“Hem hadislere kolayca ulaşılabilen hem de hadisleri anlamak isteyen kişilerin iyi niyetle baktıklarında zihinlerindeki problemleri çözebilecekleri bir site olsun istendi”

Hadis Veri Tabanı geçtiğimiz hafta erişime açıldı. Proje Üst Kurul Üyesi Prof. Dr. Bekir Kuzudişli Hoca ile Hadis Veri Tabanı projesinin hazırlanma süreci, amacı, hitap ettiği kitle ve geleceğe yönelik vadettikleri hakkında konuştuk. Seyit Şaban Özüdoğru sordu.

Hadis Veri Tabanı projesine neden ihtiyaç duyuldu? Bu projenin hazırlanmasındaki gaye ne idi?

Bunun için pek çok etken sayılabilir. Bu işte bulunan her hocamızın kafasında farklı etkenler olabilir. Projenin doğmasına sebep olan ihtiyacın birkaç yönü bulunmakta. Bunlardan ilki hadislerin Türkçe olarak aranıp bulunamaması sorunudur. Arapça bilmeyen fakat hadislere meraklı normal bir okuyucu veya bir konuyu hadislerden aramak isteyen kişilerin ulaşabileceği güvenilir bir site yahut program yoktu. Bu önemli bir etken. Çünkü bir hadisi bulmak istediğinizde Arapçasını tahmin ediyorsunuz sonra onu kaynaklardan arıyorsunuz ve oradan çıkan bilgiyi değerlendiriyorsunuz.  Bunu bir şahsın yapması çok zor. Bu şahıs öncelikle Arapça bilmeli fakat tek başına Arapça bilmesi de yeterli olmuyor, aynı zamanda hadisleri de bilmesi gerekiyor. Yani hadisleri nasıl arayacağını ve o programların dilini bilmesi gerekiyor. Durum böyle olunca en azından içinde Türkçe arama yapılabilen bir site, bir platform olması gerekiyordu. Bu birinci amaç olarak zikredilebilir. İkincisi, hadisler genel olarak İslam dünyasında, özelde de Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biridir. Yani kasıtlı olarak hadislerin itibarlarını düşürmeye çalışanlardan tutun da gerçekten anlam veremediği için hadislere karşı argüman öne süren, şüphe üreten birçok kişi var. Bunun bir kısmı art niyetten kaynaklanırken önemli bir kısmı da bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu şahısların da girip bakabileceği, hadislerin yalnızca bir isnâdını değil de bütün isnâdlarını bir bütün olarak görebileceği, açıklamasını okuyabileceği, kafasındaki şüpheyi giderebileceği veya en azından soru sorabileceği bir platform olması da amaçlandı. Bu ikisi, yani hem hadislere kolayca ulaşılabilen hem de hadisleri anlamak isteyen kişilerin iyi niyetle baktıklarında zihinlerindeki problemleri çözebilecekleri ve anlayabilecekleri bir site olsun istendi.

Bu projede hedef kitle kimdir? Herkese yönelik bir proje mi yoksa yalnızca araştırmacılara yönelik bir yapısı mı bulunmakta?

İki tarafa da bakan yönleri var aslında. Bunlardan birincisi, Arapça bilmeyen yahut bilse bile hadisle ilgisi olmayan hem akademisyenler hem de normal okuryazar, hadise meraklı kimselerdir. Meraklı normal bir okuryazarın sitede bir hadise girip bu hadisin hangi kaynaklarda geçtiğini, sahih olup olmadığını ve hadisle alakalı açıklamaları bulabileceği bir mecra.Hadis alanı dışındaki akademisyenlerin, yüksek lisans ve doktora yapan kişilerin tezlerinde bir hadis geçtiği zaman o hadisin hangi kaynaktan geldiğini rahatlıkla bulup öğrenebilmesine olanak sağlamakta. Yahut Arapça bir ifade ile karşı karşıya kalıp bunu çözemeyen, Türkçeleştiremeyen bir üniversite öğrencisi “Bunun tercümesi ne imiş?” dediği zaman liyakatli hocalar tarafından yapılan bu tercümelere ulaşım sağlayacak. Hadisçilere hitap eden yönüne gelince; bir hadisin bütün tariklerini bir araya toplamak önemli bir iştir. Bir hadisi, bir konuyu çalışmaya başlamadan önce o konuyla ilgili hadisleri, metinlerin her birini bulmanız gerekir. Site burada da kullanılabilir. Yani siz hadis ve metinleri toplayabiliyorsunuz, kendi dosyanıza indirebiliyorsunuz, çeşitli şekillerde aratabiliyorsunuz. Bütün bunlar özellikle yüksek lisans ve doktora çalışmalarında uzun bir zaman diliminde yapılan işleri bir tıkla çok yakına getiriyor ve bir şekilde araştırma imkânı veriyor. Bunun dışında râviler üzerinden araştırma yapılabiliyor. Örneğin bir râvinin bütün rivayetlerini toplayabiliyorsunuz. Bunlar Arapça bazı kaynaklardan da yapılıyordu, hiç yapılmıyor değildi ama bu mecranın daha çok Türk akademisyenlere ve hadisçilere yönelik bir yanı bulunuyor. Bütün bunlar aslında birden çok amaç ve hizmetin olduğunu gösteriyor. Gerek meraklı okuryazarların gerek hadis dışında çalışan akademisyenlerin gerekse de bizzat hadisçilerin, kısaca arzulayan herkesin kullanabileceği bir site olması amaçlandı.

Programa katkı sunan hocalarımız böyle bir programın oluşması için nasıl bir yol izlediler? Bu programın oluşmasında karşılaşılan zorluklar nelerdi?

Tabii ki projenin altında çok büyük bir emek var. Bütün bu verilerin girilmesi başlı başına bir uğraş. Bunun bir kısmını bilgisayar teknolojisi yapıyor tabii fakat oradaki verileri giren, onları sağlıklı bir şekilde sıralayan, kontrol ve teyit eden bir ekip mevcut. Zaten girdiğinizde görürsünüz, programda hâlen bütün tercümeler teyit edilmemiş. Henüz tercümeleri yapılmamış metinler var. Yani daha yapılması gereken şeyler var. Çünkü yalnızca bir tercümenin yapılmış olması yetmiyor. Onun teyit edilmesi gerekiyor. Bir hadisçinin bakması gerekiyor. Arapçası ileri derecede olan hocalarımız tercüme ediyor fakat bir hadisçinin bazı ince noktaları şerhlerden kontrol etmesi gerekiyor. Bütün bunların hepsi sabırla yapılması gereken işler. Bu açıdan çok kolay olmayan işler var. Maddi külfet ve zaman açısından oluşan problemler de bunlara ek olarak gösterilebilir. Bu işin ayrıca yazılım süreci var. İstenilen şeye göre bir yazılım yapılması gerekiyor. Sırf yazılımcı da bu işi yapamıyor. Bütün bunların her biri ciddi işler ve uzun zamandır devam ediyor. Tabii bu işteki hocalarımızın tek uğraşları da bu değil. Yönetim kurulunda, istişare kurulunda olan her bir hocayı düşünürseniz hepsinin farklı işleri olduğunu görürsünüz. Yavuz Ünal Hoca rektör mesela. O kadar işinin arasında bu işi de önceliyor, önemsiyor. Daha sayamadığımız birçok hoca var. Halit Özkan Hoca ve Ahmet Yücel Hoca dekan… Her biri bu görevlerinin yanında projeye de katkı sunuyor.

Son yıllarda genelde İslami ilimler alanında, özelde de hadis alanında bir dijitalleşme söz konusu. Akademik birikimin dijitale aktarılması hızlı bir süreçle gerçekleşiyor. Bu açıdan hadis alanında çalışacak öğrenci ve akademisyenlere ufuk açması bakımından; sizin eksik ve yapılmasını gerekli gördüğünüz bu gibi çalışmalar mevcut mu?       

Bu, biraz halkı da kapsayan bir program ama bir yandan daha önce de söylediğim gibi akademisyenleri kapsayan bir tarafı da söz konusu. Bu genel bir veri tabanı, bu verilere sorular soracak, oradaki bilgileri belirli amaçlarla indirecek, bunları yorumlayacak, teoriyi üretecek kişi akademisyendir. Yoksa her şey kitaplarda da var ama kitaplara soruyu siz sorarsınız. Şöyle düşünün: Mesela ben bir konuyu alıyorum, o konuya dikkat ettiğim zaman bir tez çıkıyor oradan veya aklınızda bir konu varsa kitabı okuduğunuzda tez çıkıyor. Fakat ben kitapları okuduğumda bütün kitapları okumam gerekiyordu ve bu benim belirli bir zamanımı alıyordu. Şimdi o soruları bilgisayara sorunca bilgisayar bana cevabı ve onunla ilişkili şeyleri önüme getiriyor. Ama yine soruyu soran, araştıran, ondan bir sonuç üretecek kişi benim. O yüzden bu veri tabanı çok geniş. Ne sorarsınız ona göre cevabınızı alıyorsunuz.

Bu dijitalleşmenin belirli boyutları da var mesela şu anda “Digital Humanities (Dijital Beşerî Bilimler)” denen bir saha var. Bu daha ayrı bir şey. Daha yeni gelişme gösteriyor, Almanya’da ve Amerika’da özellikle. Türkiye’de bu tür veri tabanları andığım türdeki çalışmalara kapı aralıyor. Artık ona biraz daha yakın oluyoruz. Bizim koştuğumuz yerlerde artık bilgisayar, biraz yapay zekâyla ve algoritmalarla bunları yapmaya çalışıyor ve yine tabii üretim yapan şu an için insan. İleride bu da çok değişim gösterir mi onu bilemem. Ancak bu tür çalışmaların olması, yani dijitalleşme meselesi veriye çabuk ulaşma ve görselleştirme açısından özellikle fayda sağlıyor. Yani doktora tezlerimizde ve yazılan kitaplarda son 10 yılda şekillerin ve haritaların arttığını görürsünüz. Muhtemelen bu tür programların kullanılmasıyla buradaki şekillerin görsellerin daha fazla arttığını göreceğiz. Bu açıdan da daha önce elle yaptığımız şeyler şimdi dijitalleşme ile çok rahat bir şekilde yapılıyor. Ama dediğim gibi hâlâ asıl unsur insan. Eğer akademik olarak düşünürsek doğal da zaten. Bunun için insanın aradan çekilmesi çok da hoş bir şey midir? Zannetmem.

Teşekkür ederiz hocam, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Dijitalde bir hadis platformu açmak genelde Türkiye, özelde hadis alanı açısından oldukça güzel bir gelişim. Biz bu şeyleri bir şekilde ithal ederek kullanıyoruz. İlim bir bütündür, bunu ayırmak için söylemiyorum fakat bu program Türkiye açısından önemli bir boşluğu doldurdu. Çünkü Arap âleminde ve Batı’da yapılanlar, netice itibarıyla kendi ihtiyaçları doğrultusunda yapılıyor ve Türkçe dili düşünülmüyor. Yapılanlar genelde İngilizce ve Arapça. Şu anda bizim kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda şekillendirebileceğimiz bir yazılım yapıldı, veriler girildi. Benim en çok önemsediğim kısım burası. Sonuçta kendi yaptığımız ve kendi ihtiyacımıza göre şekil alabilecek, gelişmeye açık bir program. Bir şey eklemek ya da değiştirmek istediğimizde yazılımcıya çok rahat ifade edeceğimiz bir program. Durum böyle olunca, gelişim de beraberinde gelince, ihtiyaçları karşılayacak bir program olacak inşallah. Ben bu açıdan önemsiyorum.

Bir diğer önemli husus da halka inebilme arzusu. Dediğim gibi art niyetli olanlara yapılacak bir şey yok. Onlar zaten hakikat ay ışığı gibi apaçık olsa da bir şekilde bir şeyler diyeceklerdir. Fakat gerçekten samimi olan, olayı anlamak isteyen ama bir şekilde kaynaklara ulaşamayan, elindekini yorumlama gücünü kendisinde bulamayan veyahut sosyal medyada bağlamından koparılmış bir hadis görüp de kafası karışanlar ellerindekini bu platformda arattıkları zaman o hadisin bütün versiyonlarını ve tariklerini bulacaklar. Sonrasında bu bir şey ifade edecek onlar için. Bazen bu da yetmeyebilir. Çünkü bazen gerçekten müşkil olan şeyler var. Yani Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde de ancak uzmanının açıklamasıyla vuzuha kavuşacak kısımlar var. Burada da o küçük açıklamalarla aslında ne olduğunu anlayabilecekler. Bu açıdan inşallah hayırlara vesile olacak bir çalışma olduğunu düşünüyorum. İleride daha da geliştirilecektir. Açılışta Yavuz Ünal Hoca da ifade etti: Bu bir başlangıç aslında. Hem bu sitede yapılacak çok iş var hem de buradan geliştirilecek çok şey var. Yapılacak çok şey var; yeter ki arkasında durulsun, insanlar görsün, gençler bunu merak etsin.

Dijital olarak yayınlanmasının şöyle bir avantajı daha var: Bir kitap çıkarıp baskısını yaptığınız zaman hataları düzeltmek çok kolay değil. Çünkü bir kere yayılmış oluyor. Ama dijitalde bir şeyi yanlış yapmışsanız bile hemen değiştiriyorsunuz. Yeni sürümüyle beraber ya da güncellediğiniz zaman hatalı olan doğru olanla değişiyor. Burada da hatalar var mıdır, vardır. Ama ekibi cesaretlendiren şey bu hataların çok çabuk düzeltilebilecek olması. Bu açıdan sisteme girilip üzerinde durulup, araştırılıp, geri dönüşler sağlanırsa Meridyen Derneği içinde bu işe öncülük eden hocaların da çok işine yarayacağını düşünüyorum.

Seyit Şaban Özüdoğru sordu.

Hadis veri tabanı projesine www.hadisveritabani.info adresinden oturum açarak ulaşabilirsiniz.

Siteden görseller:

1 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: