Mülakat

Tanımadıklarınıza bile selam vermeniz çok güzel!

Burkina Faso’dan Türkiye’ye Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesine öğrenim için gelen Soufiane Koama, ülkesi ve Türkiye hakkında Ramazan Oduncu’nun sorularını cevaplandırdı.

[Bu yazı DünyaBizim.com’dan alınmıştır.]
Lise eğitimlerini Kayseri Mustafa Germilli İmam Hatip Lisesi’nde tamamladıktan sonra İslami ilimler eğitimi almak için İstanbul Şehir Üniversitesi’ne gelen bir başka uluslararası öğrenci ile röportaj dizimiz devam ediyor. Bu röportajlar sayesinde hem onların hayat hikâyelerini dinlemek, ülkeleri hakkında bilgi edinmek, aynı zamanda da Türkiye hakkındaki fikirlerini öğrenmeyi amaçlıyoruz. Bugün de, son zamanlarda siyasi bir krize ev sahipliği yapan Burkina Faso’dan Soufiane Koama ile beraberiz.

Soufiane, bize Türkiye’ye ilk gelişinden ve Türkiye hakkındaki ilk izlenimlerinden bahsedebilir misin?

sİlk olarak 2006 yılında, İHH’nın düzenlemiş olduğu çocuk buluşmasında programın açılışında Kur’an-ı Kerim okumak için gelmiştim. Yabancı bir ülkeye gitmenin vermiş olduğu heyecanla, Türkiye hakkında kısa bir araştırma yaptım. Nüfusu, yüz ölçümü ve ekonomisi hakkında kısa bilgiler edindim. Tabi insan her şeyi okuyarak öğrenemiyor. Ben de Türkiye hakkında en önemli bilgileri bu ilk ziyaretim sırasında edindim. Tabi beni şaşırtan durumlarla da karşılaştım. Burkina Faso’ya gelen Türkler, bizimle hep Arapça konuştukları için Türkleri Arap zannediyordum 😀 Arap olmadığınızı bu ilk ziyaretimde öğrendim. Her şeye rağmen, çok güzel vakit geçirdim Türkiye’de.

Ziyaret için geldiğim Türkiye’nin, lise ve üniversite hayatımın geçeceği ülke olacağından o zamanlar habersizdim. İHH’nın aracılığıyla Diyanet Vakfı’nın Türkiye’de imam hatip okuma bursunu kazandım ve 2009 yılında Kayseri’ye geldim.

Burkina Faso hakkında bizi genel manada bilgilendirebilir misin?

asÜlkem, Afrika’nın orta batısında yer alan ve komşuları Mali, Nijer, Benin, Togo, Gana ve Fildişi Sahili olan dünyanın en güzel ülkesidir. Fransa’nın sömürgesi altında olan ülkem, 1960 yılında Hote Volta (Yukarı Volta) adıyla bağımsızlığına kavuştu. 1983 yılında da ismi, dönemin başkanı tarafından, “mutlu yada özgür insanlar ülkesi” anlamına gelen Burkina Faso olarak değiştirildi. Benim şehrim olan Ouagadougou (Vagadugu) başkentimiz. Resmi dil Fransızca olmakla beraber ülkede her kabile kendi yerel diliyle konuşur. Nüfusumuz 15 milyon olmakla beraber hızlı bir şekilde artıyor.

Ülkende önemli bir oranda Müslüman nüfusu olmasına rağmen, birçok Müslüman’ın Burkina Faso hakkında hiçbir malumatının olmamasının sebebi ne olabilir?

Bizim ve birçok Müslüman ülkenin ortak problemi bu. Nüfusumuzun %65’i Müslüman olmasına rağmen, Müslümanların baskı altında yaşaması ve İslami hareketlerin eksikliğinden dolayı, diğer Müslüman ülkelerle olan bağlarımız son derece zayıf. Müslüman halka adil davranılmaması ve eğitimin ilk aşamalarından itibaren sindirme politikası uygulanması sebebiyle Müslümanların ülke yönetiminde söz sahibi olamamaları, Müslümanların seslerinin duyulmamasının en büyük sebebi. Burkina Faso’da eğitim sistemi Ecole Français (Fransızca okulu) ve Franco Arabe (medrese) olmak üzere ikiye ayrılıyor. Dolayısıyla eğitim dili Fransızca olan okullar, dini eğitim vermiyor ve mezunları resmi görev alabilme hakkına sahip oluyor. Medreseler ülkede dini eğitimin sağlandığı tek kurum ama resmi olarak tanınmadıkları için, mezunları devlet tarafından eğitim görmüş olarak kabul edilmiyorlar. Bu sistem sayesinde, ülkenin çoğunluğunu oluşturan Müslümanlar, azınlıklar tarafından yıllardır onların istekleri doğrultusunda yönetiliyorlar.

Yabancı basının bize yansıttığı bilgilere göre, ülken yakın zamanda bir darbeye sahne oldu. Ülkende yaşananların perde arkasında yatan gerçekler nelerdir?

Ülkemin siyasi olarak zor bir dönemden geçtiği doğru. Ancak taraflar arasında kullanılan kavram farklılıkları var. Yabancı basın ve eski hükümet bunu darbe olarak nitelendirirken, halk ve yeni hükümet bunun devrim olduğunu söylüyor. Yaşanan bu siyasi kriz, 27 yıldır başkanlık yapan Blaise Compaore’nin anayasanın 37. maddesini değiştirerek 2015 seçimlerinde aday olmak istemesi sebebiyle vuku buldu. Bu durum kendi partisi dahil olmak üzere halkın çoğunluğu tarafından tepki ile karşılandı. Halkın ayaklanması ile bir çok kişi hayatını kaybetti ve Blaise Compaore istifa ederek yerini yeni hükümete bıraktı. Bu sebeple halk, yaşanan bu olayların bir devrim olduğunu söylüyor.

Türkiye ve Burkina Faso arasındaki önemli farklılıklar ve benzerlikler nelerdir?

Farklılıklarımız sayılabilecek kadar az değil ancak günlük hayatta en yoğun olarak hissettiğimiz farklılıklar yemek ve adetler. Bizim kültürümüzde kaba olarak değerlendirilen bir davranış, burada kibar olarak değerlendirilebiliyor, bazen de tam tersi bir durumla karşılaşabiliyoruz. Aslında dinimiz bizim tek ortak noktamız diyebilirim. Ne kadar kültürler, diller, renkler farklı olsa da İslam, bizi bir aile haline getirerek ortak noktalar oluşturuyor.

Uluslararası bir öğrenci olarak Türkiye senin için ne ifade etmektedir?

Benim için yurtdışında okumak büyük bir onurdur. Ayrıca bir fırsattır. Çünkü herkeste bu fırsat bulunmaz. Ayrıca gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerde okumak, Türkiye gibi manevi değerlere sahip bir ülkede okumak büyük bir ayrıcalıktır. Bizler Türkiye’de kendi ülkelerimizi temsil ediyoruz, ülkemize geri gittiğimizde de Türkiye’yi temsil ediyoruz. Bu nedenle iki üllke için büyük bir sorumluluk taşıyoruz ve iki ülkeyi en iyi bir şekilde temsil etmek zorundayız.

Burada öğrenci olmak, kesinlikle çok büyük bir nimet. Bu imkânlara sahip olan çok az arkadaşım var. Hatta Türk öğrencilerin birçoğu benim sahip olduğum imkânlara sahip değil. Ayrıca Türkiye gelişen bir ülke olmasının yanısıra, manevi değerlere de sahip olması sebebiyle de bize ayrıcalıklı bir ortam sağlıyor. Bir başka açıdan da bizler, burada ülkemizi temsil eden kişileriz, yaptığım küçük bir hareket bile insanların kendi zihinlerinde benim kültürümle ve insanımla alakalandırma yapmalarına sebep oluyor. Aynı durum ülkeme döndüğüm zaman Türkiye için gerçekleşiyor.

Bildiğim kadarıyla sen ve vatandaşların birçok dil konuşabiliyor. Ülkende bu dillerin konuşulmasının sebepleri nelerdir?

Konuşmamızın başında da belirttiğim gibi Fransız sömürgesi sebebiyle ülkemde resmi dil Fransızca ve doğal olarak herkes Fransızca konuşabilir. Bunun yanısıra 54’den fazla yerel dilimiz var. Medreseye giden Müslüman öğrenciler de Arapçayı küçüklüklerinden itibaren çok iyi bir şekilde öğrendikleri için, ülkemdeki bir Müslüman, yerel kabilesinin diliyle beraber en az 3 dil konuşabiliyor.

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonraki planların nelerdir?

Yüksek lisans eğitimime burada devam edebilirsem benim için güzel olacağını düşünüyorum. Ancak Türkiye olmazsa eğitimim için başka bir ülkeye de gidebilirim. Ama sonuç olarak amacım, akademisyen olarak hizmet edebilmek.

Ailen dışında özlemini çektiğin, sana “artık eve gitsem” dedirten şeyler var mıdır?

Aslında arkadaşlarımı özlüyorum ama doğal olarak burada da çok iyi arkadaşlar, dostlar edindim. Yani buradayken ülkemdeki arkadaşlarımı, ülkeme döndüğüm zamanda buradaki arkadaşlarımı özlüyorum. Bu kaçınılmaz bir problem benim için 😀

Yemeklerimizi de özlüyorum ama bir çoğunu kendim burada yapma imkânına sahip olduğum için çok problem olmuyor.

Ülkeni ve Türkiye’yi İslami yaşam bağlamında değerlendirebilir misin?

Türkiye, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülke olduğu için mimariden gündelik yaşama kadar her noktada bu durumun yansımalarını görebiliyorum. Türkiye’de çoğu insan tanımadığı kişilere bile selam verebiliyor. Mesela biz tanımadığımız birine selam veremeyiz. Ülke nüfusunun %35’i gayri-müslim ve selam bazen aramızda problem yaşanmasına sebebiyet verebiliyor. Türkiye’de insanların tanımadıkları kişilere bile selam verebilmesi çok güzel.

Türkiye’nin camileri mükemmel mimari yapılara sahipler ancak içlerinde gençler yok, cemaatın çoğu ihtiyar. Bir diğer farklılık ise burada insanlar biraz farklı giyiniyor. Benim ülkemde bir kişinin Müslüman ya da Hristiyan olduğunu giyinişinden anlayabilirsin ama burada anlayamıyorum. Eğer Burkina Faso’ya gömlekle gelirsen, insanların çoğu senin Hristiyan olduğunu düşünür. Bizde Müslümanlar cellabiye giyiyorlar.

Son olarak Türkler’in sana yaklaşımı nasıl? Hiç unutamadığın bir anın var mı?

Türklerle yemek konusunda hiç anlaşamıyoruz. Ben mi onları anlamıyorum ya da onlar mı beni anlamıyor bilemiyorum ama ortada büyük bir anlaşmazlık var. İlk geldiğimde bana zorla yoğurt çorbası içirmişlerdi, sevmedim ve hemen bitirmek için hızlıca içtim. “Bu çok sevdi, ikincisini de getirin” dediler 😀 Onu da zorla içtim. Zeytini de kendileri çok sevdikleri için bana zorla yedirmeye çalışıyorlar. Maden suyunun ne olduğunu da buraya gelince öğrendim ama faydalı diye bana zorla iki şişe maden suyu içirmeye çalıştılar 😀 Böyle durumlar, benim için hem zor hem de komik hatıralar olarak zihnimde kalıyor.

 

Ramazan Oduncu* konuştu.

Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi

Kaynak link: http://www.dunyabizim.com/tanc4b1madc4b1klarc4b1nc4b1za-bile/20148/tanimadiklariniza-bile-selam-vermeniz-cok-guzel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s