Bizlik Şeyler

BİSAV’ın Vefâkâr Komşusu: Şeyh Ebu’l-Vefa Camii

BİSAV’ın müdavimlerine pek yabancı olmasa da, İstanbullu hemşehrilileri tarafından pek bilinmeyen bir camidir, Şeyh Ebu’l-Vefâ Camii. Sena Yılmaz yazdı.

Vefa denilince aklımıza ilk gelen şeyin “boza” olduğu şu zamanlarda, o semte ismini vermiş olan zatın kim olduğundan, adına yaptırılmış olan camii ve külliyeden birçoğumuz ne yazık ki habersiz… Vefa Bozacısı’nın yer aldığı sokağın sonunda, Bilim ve Sanat Vakfı ile karşı karşıya olan Şeyh Ebu’l Vefa Camii, Vefa’nın dolambaçlı ve eski sokaklarında karşımıza çıkarak bizi tarihte  yolculuğa çıkarıyor. Tek şerefeli minaresi, bahçesi, medresesi, hamamı, imareti ve üç tarafını çevreleyen haziresiyle bahçesine adımını atanı büyük bir maneviyatla karşılayan camii, İstanbul içindeki on birinci selatin camiidir.

2018-03-04-PHOTO-00019798.jpg

Şeyh Ebu’l Vefa Camii’nin inşa tarihi tam olarak bilinmemekle beraber Fatih Sultan Mehmet tarafından 1476 yılında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. İstanbul’un fethinden sonra Konya’dan İstanbul’a göç eden Zeyniye tarikatının şeyhi olan ve Şeyh Ebu’l Vefa adıyla anılan Muslihiddin Mustafa Efendi adına Zeyni tekkesi bünyesinde kurulmuştur. Önce cami olarak yapılmış, daha sonra yapılan eklemelerle külliye haline gelmiştir.

Şeyh Ebu’l Vefa Camii’nin yanına, 1481-1490 yılları arasında II. Beyazıt, medrese, derviş hücreleri, imaret (mutfak) ve kütüphane yaptırarak burayı bir külliye haline dönüştürmüştür. 1490 yılında şeyhin ölümü ile kabri üzerine türbesi yaptırılmıştır. Zamanla şeyhin yakınlarının türbe çevresine defnedilmesiyle caminin üç tarafını çevreleyen hazire oluşmuştur.

2018-03-04-PHOTO-00019800Asıl camii ve hamam yıkılmış olup cami önündeki şeyh odası, türbe ve medresenin bir kısım duvarları ile bir çeşme, günümüze kadar orijinal haliyle ayakta kalabilmiştir. Yangın ve depremlerde zarar gören camii ve külliye çeşitli onarımlardan geçmiş, en son 1994 yılında yapılan restorasyonla yeniden ibadete açılmıştır. Günümüze değişikliğe uğrayarak gelen camii, dikdörtgen yapılı olup duvarları taş ve tuğla ile örülüdür. Yapı bir büyük, iki küçük kubbeye sahiptir. Mihrap ve minberi mermerden olup mihrap oyuğundan çilehaneye geçişi sağlayan bir kapı vardır. Caminin kuzey batı köşesindeki ince gövdeli minarenin şerefesi de külahı da taştan yapılmıştır. Külliye dört yönde beş girişe sahip olmakla beraber asıl giriş, külliyenin güneyindeki Vefa Caddesi’nden sağlanmaktadır.

Caminin sol tarafında yer alan Şeyh Vefa’nın türbesi, cami gibi kesme taş ve tuğla P_20180303_123641.jpgörgülüdür. Kare planlı türbenin ahşap çatısı kiremit örtülüdür ve her cephede ikişer tane olmak üzere toplam sekiz penceresi vardır. Türbenin giriş kapısı üzerinde Farsça bir kitabe ziyaretçileri karşılamaktadır Kitabe şöyledir:

آن شمع فروز حرم کعبۀ اسرار

بکزاشت از آن پلکه کزر کرد که مه

خواهی که بدانی سفر شیخ وفا را

در یاب ز تاریخ الی رحمت ربه سنه ٨٩٦

O sırlar Kabesi’nin parlak kandili

Küçük ve büyük (herkesin) geçtiği köprüden geçip gitti

Şeyh Vefa’nın seferini bilmek istersen

İlâ rahmet-i Rabbihî tarihinden anla

Sur içindeki görkemli mabedlerimizin yanı sıra Şeyh Ebu’l Vefa Camii gibi küçük, mütevazi bir o kadar da değerli yapıları tanımak ve bilmek duasıyla…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s