İslami İlimlere Yön Veren Alimler

Hadis Usulü İlmine Yön Veren Âlimler – III İmam Râmehürmüzî

İslami İlimlere Yön Veren Alimler” serisinin hadis usulü ile ilgili kısmına İmam Şâfi’î ve İmam Müslim ile başlamıştık. Serimize İmam Râmehürmüzî ile devam ediyoruz.

Râmehürmüzî’nin Hayatının Ana Hatları

Râmehürmüzî, günümüzde İran’ın güneybatısında bulunan Râmehürmüz’de 265 yılında doğdu. “İbn Hallâd” ve Hûzistan kadılığı yaptılığından dolayı “el-Kâdî” diye de anılmaktadır. Hadis talebine 25 yaşında başlayan Râmehürmüzî’nin yaklaşık 200 hocası olduğu kaydedilmektedir.[1]

Râmehürmüzî, Abbâsî Hilafeti’nin merkezî hâkimiyetini kaybettiği ve İslam dünyasında küçük müstakil devletlerin ortaya çıktığı bir dönemde yaşamıştır. Bunun yanında, onun yaşadığı bölgede Mutezile mezhebi güçlü bir varlık göstermiştir. Bu durumun, yazdığı eserlere etki ettiği görülmektedir.

Râmehürmüzî, hayatının son dönemlerinde kendisine teklif edilen kadılık görevlerini reddetmiş ve 360 senesi civarında memleketi Râmehürmüz’de vefat etmiştir.

Râmehürmüzî’nin Hadis Usulü İlmine Katkıları

Râmehürmüzî’nin eserleri arasında en önemlisi şüphesiz el-Muhaddisü’l-fâsıl beyne’r-râvî ve’l-vâ‘î’dir. Bu eser, aynı zamanda, Râmehürmüzî’nin hadis usulüne yaptığı katkıların günümüze ulaşmış somut bir kanıtıdır. Özelliklerine geçmeden ve Râmehürmüzî’nin bu eser aracılığıyla hadis usulüne yaptığı katkıları sunmadan önce bu eserin içinde yazıldığı ortama göz atmak faydalı olacaktır.

Râmehürmüzî’nin hicrî 360 yılında vefat ettiği zikredilmişti. Hadis tarihinin erken bir dönemi sayılabilecek bu dönemde İslam dünyasında, daha önce ortaya çıkmış üç önemli akım bulunmaktaydı. Bunlar, Basra ve Bağdat merkezli Mutezile, Kûfe merkezli ehl-i rey ve Medine merkezli ehl-i hadis idi. Ehl-i hadis, ehl-i reyi hadislerin tespitinde aklı ön plana çıkartmakla, Mutezile’yi ise itikâdî konularda haber-i vahidleri kabul etmemekle suçlamaktaydı. Bunun karşısında ehl-i hadis; ehl-i rey tarafından, haber-i vahidlerin sıhhat tespiti sırasında onları Kur’an ve meşhur sünnetle karşılaştırmamakla ve hadislerin manalarını öğrenmeden kuru bir nakilcilik yapmakla suçlanırken, Mutezile tarafından da açık hatalar içeren ve ümmetin icmasına aykırı hadisler rivayet etmekle suçlanıyordu.[2] Bu tartışmaların telif alanına da yansıdığına ve her ekolden âlimlerin kendi ekollerini savunmak amacıyla eserler telif ettiklerine şüphe yoktur. Hiçbir eser, içinde telif edildiği dönemin şartlarından bağımsız bir şekilde ortaya çıkmamıştır.

el-Muhaddisü’l-fâsıl da bu tartışmaların yaşandığı ve etkilerinin hissedildiği bir ortamda telif edildi. Saydığımız ekoller arasından ehl-i hadise mensup olan Râmehürmüzî, kendi ekolünü savunma ihtiyacı hissetmiş ve bu ihtiyaçtan dolayı bu eseri telif etmiştir. Müellif, eserine yazdığı mukaddimede, bazı insanların ehl-i hadisi eleştirdiğini, onlar hakkında ileri geri konuştuğunu ve onlara hakaret etme konusunda aşırıya kaçtığını belirterek bunu açık bir şekilde ifade etmiştir.[3] O, işte bu sebeple,  daha çok Hz. Peygamber’in hadislerini toplayan, bunun için uzun yolculuklara çıkan, bu topladıkları hadislerin hem manalarını kavrayan hem de bunları en güzel şekilde aktaran kişilerin faziletini vurgulayan rivayetleri derlemiş ve ortaya el-Muhaddisü’l-fâsıl çıkmıştır.

Râmehürmüzî, el-Muhaddisü’l-fâsıl vasıtasıyla hadis usulü ilmine birçok katkıda bulunmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır:

  1. Râmehürmüzî, ehl-i hadisi, ehl-i rey ve Mutezile’ye karşı savunarak ve hadis talebelerine, özellikle hadislerin manalarını iyice kavrama konusunda nasihatlerde bulunarak ehl-i hadis ekolünün hem kendi döneminde hem de daha sonraki dönemlerde diğer ekoller karşısında daha güçlü bir varlık gösterebilmesini sağlamıştır.
  2. Râmehürmüzî, ilk hadis usulü eserini telif etmiştir. el-Muhaddisü’l-fâsıl, Zehebî ve İbn Hacer gibi meşhur âlimler tarafından ilk hadis usulü eseri kabul edilmiştir.[4] el-Muhaddisü’l-fâsıl’ın birçok hadis usulü konusunu ihtiva etmediğini, bundan dolayı ilk hadis usulü eseri sayılamayacağını söyleyenler de olmuştur; ancak, bu görüş kabul edilse bile el-Muhaddisü’l-fâsıl’ın hadis usulü literatürü içinde en azından hazırlayıcı olarak önemli bir yere sahip olduğu söylenebilir.
  3. Râmehürmüzî, el-Muhaddisü’l-fâsıl aracılığıyla sahâbenin, tâbi‘înin ve erken dönemde yaşamış önemli hadis âlimlerinin hadis usulüne dair görüşlerinin bize ulaşmasını sağlamıştır. İbn Şihâb ez-Zührî, Süfyân es-Sevrî, Yahyâ b. Ma‘în gibi önemli âlimlerin hadis usulü hakkında başka eserlerde bulunmayan görüşlerini el-Muhaddisü’l-fâsıl’da bulmak mümkündür.

Sonuç olarak, İmam Râmehürmüzî’nin, el-Muhaddisü’l-fâsıl adlı eseriyle hadis usulü literatüründe bir köşe taşı konumuna yerleştiğini söyleyebiliriz.


[1] HATİBOĞLU, İbrahim, “Râmhürmüzî”, DİA, XXXIV, 447-448. DİA maddesinde âlimin ismi “Râmhürmüzî” şeklinde (mim harfinin sükûnuyla) kaydedilmişse de Sem‘ânî, el-Ensâb adlı kitabında bu ismi “Râmehürmüzî” olarak (mim harfinin fethasıyla) kaydetmiştir. Bkz. SEM‘ÂNÎ, ­el-Ensâb, haz. Abdullah Ömer el-Bârûdî, Beyrut: Dâru’l-Fikr, 1977, III, 30. Biz bu yazıda Sem‘ânî’nin görüşünü esas almayı tercih ettik.

[2] YÜCEL, Ahmet, “İlk Hadis Usûlü Eserlerinin Yazıldığı İlmi Ortam”, Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi, 13 (2004): 246 ve 251.

[3] RÂMEHÜRMÜZÎ, el-Muhaddisü’l-fâsıl, haz. Muhammed Acâc el-Hatîb, Beyrut: Dâru’l-Fikr, 1973, 159-162.

[4] HATİBOĞLU, İbrahim, “el-Muhaddisü’l-Fâsıl”, DİA, XXX, 394.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: